| |
KOCAALİ KÖYÜ'NÜN BİLİNEN TARİHÇESİ |
|
Köyümüzün kurulu olduğu yerde bir
zamanlar Ru mlar yaşıyordu. Bilinen en eski tarihi 500 yıllık olarak
kayıtlarda yer almaktadır. Rum köyünün ismi "Ayazma" imiş. Hatta Almanya'da
yapılan bir araştırmaya göre, köyümüz bir zamanlar Gelibolu'ya kadar olan
köylerin nahiyesiymiş. Eski yerleşim yerinden kalma 3 köprü, 1 çeşme, 5 kuyu
bulunuyor. Kilise ise yıkılıp yok olmuş durumdadır. Hatta Cumhuriyetin
anısına bir de yazılmış "Cumhuriyet Taşı" bulunmaktadır. Taşın yeri şu an,
Cami Çeşmesi’nin yalağının ön taşıdır.
Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra sonra,Yugoslavya,Arnavutluk,Yunanistan
ve Bulgaristan gibi
ülkelerde yaşayan Türkler, Türkiye'ye göç etmeye başladılar. Bu göç
karşılıklı olarak mübadele yöntemiyle yapıldı. Hatta köyümüzde yaşayan
Rumlar ülkelerine dönerken, burada yaşayan köylülerden yardım bile
almışlar. Bizim insanlarımız onları kendi öküz arabalarıyla sınıra kadar
taşımışlar. Bu yardım karşılığında bazı insanlarımız para almışlar,
kimisi de canını veya öküzlerini vermek zorunda kalmışlardır.
Bizim köy halkımız da döndü dolaştı, bugünkü Kocaali
topraklarına geldiler.Burası o zamanlar ormanlık ve çok sulak bir bölgeymiş.
Hemen yerleşmeye karar vermişler. İlk zamanlarda köyde yel değirmenleri,
üzüm bağları, cevizlik ve ayvalık varmış. Burası kısaca zengin bir
bölgeymiş. Şimdi yerinde yeller esiyor. Hatta İstanbullu Arnavut Şerif Aga,
önceleri Suvat'ta sonra Kiremithane mevkiinde, köyümüz halkıyla çalışarak
eski kiremit yaparmış.
Köy halkı Arnavut,Pomak, Gacal,
Yörük, Kayalı olmak üzere 5 gurup olarak yaşamını sürdürmektedir. Fakat
bu ayrılık yok olmuş durumdadır. Kimse kimseye sen busun şusun diye
ayrım yapmamaktadır. Herkes kardeşlik havası içinde, yaşamlarını sakin
bir şekilde devam ettirmektedir.
Köyümüzün kurulu olduğu yerde ilk zamanlarda bir çiftlik varmış. Çiftliğin
bulunduğu yer Değirmencik Deresi ile Aydere arasında kalıyor. Bugünkü
Çiftlik Sırtı mevkisi olarak biliniyor. Çiftliğin de çok iyi niyetli bir
çiftlik ağası varmış. Ağanın yanında çalışan ve çitliği idare eden, Ali
isminde uzun boylu bir bekçi varmış. Bu sebeple kendisine Kocaman Ali
derlermiş. Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş. Gel zaman git zaman,çiftlik
sahibi bir gün bekçisini yanına çağırmış ve demiş ki;
Ali bekçi, sana 1 saat zaman veriyorum. Al şu atı, 1 saat zaman içinde bu
çiftliğin etrafında dolaşabildiğin yerleri sana vereceğim. Ali bekçi hemen
atına atlamış, öyle hızlı sürmüş ki atını, 1 saat sonunda at çatlamış ama
dolaştığı yerler onun olmuş. Kendisi uzun boylu, çalışkan ve iyi birisiymiş.
Herkes ona Kocaman Ali dermiş ve çok sevilirmiş. Kocaman Ali Kocaman Ali bir
gün Kocaali şekline dönüşmüş ve köyün ismi de böylelikle KOCAALİ oluvermiş.
İşte bizim köyümüz bu Kocaali Köyü'dür. Şimdi burada bizim
köylülerimiz yaşamaktadır. Komşu köyümüz olan Çelebi Köyü de, bir zamanlar
bizim köyümüze bağlı küçük bir mahalle idi. 1950 yılından sonra kendi
istekleriyle ayrılıp Keşan ilçesine bağlı bir köy oldu(1953). |